15 Eylül 2011 Perşembe

Paspaslar Düşler Dünler Yarınlar

Hayat acımasızdır, o kadar acımasızdır ki istediğini değil de hep başkalarının istediklerini yaşatır sana. Hayat soğuktur bir bakmışsın etrafında boşluk, kısacası yanlızlık. Hayat kapitalisttir uyum sağlamak zorunda kalırsın, bazende emperyalisttir anlayamazsın. Sıkıntılarla doludur hayat, adım atmak istersin, izin vermezler. Geri çekilmek istersin ya beyaz havlu yada canın der, sonu 2 şekildedir. Ya dibe vurursun ya canından olursun. Doğru söylersin, yalan derler, yalan söylersin yine yalan derler, kısacası ne söylersen söyle aslında dinledikleri kadarsındır hayatta. Seçemezsin ki, seçtirmezler sana koyarlar önüne 2 kitap seçtiğini sanırsın, hiç bir zaman o 2'si dışında 3. yolu aramazsın.

Özgürüm dersin, aslında her alanda esirsindir. Gözle göremeyeceğin kadar sana yakın olan parmaklıklar içinde. Sanırsın ki istediğin hayatı yaşıyorsun, sanmaktan öteye geçemezsin. Sen istediğin değil senin için istenen hayatı yaşıyorsundur aslında. Aslında özgürlük beden ruh ayrışımıdır. Hani havlu yada can? işte havlu değildir özgürlük. Özgürlük ruhunu bulmadır aslında. 5 para etmeyecek bir yoldasındır, yanındakiler, sırf kendilerini değerli hissetsin diye değerini belli etmezsin bu kurlu düzende. Sanırlar ki "baba en büyük benim" En büyük yaşar ustadır hayatta... hani var ya lan "Karıncayı bile incitmeyen Yaşar usta, hiç düşünmeden çeker vururum seni..." diyen. Hah işte o...

Hayatın isteklerden ibarettir "Al!!! Getir!!! Yapsana!!!! Sus!!!" vs. Sen ise hiç bir zaman isteyemezsin, istetmezler sana olum anlasana. Sonrada değerli gibi davranırlar ağzına bir parmak bal, hoooop olmuşsun kocamaan bir ayı, kovan peşinde koştururlar seni o kovandan o kovana, amelelik yaparsın. Bir kere tattın ya işte öyle kandırırlar seni. Zordur be olum hayat hep kolay derlerdi ya, zordur hayat zor. Sırf başkaları mutlu olacak diye çaktırmadan ağız kokularını çekersin. Gönülleri olacak ya maymuna dönersin. Yaşayacaksın ya aslanım, hani öyle bir dünya vardı, önce seçeneklerini yaratmayı bileceksin hayatta, tasmanı takip etmeyeceksin kısacası. Gerekirse eder gibi yapacaksın. Çıkış yolu sana. Hayattan özgür sandığın bir başka hayatına.

Ha birde unutmadan, sevgi der dururlar, sevgi diye bir şeyden bahsedip dururlar. Aşk falan derler asıl adına da, korkarlar söyleyemezler. Niye mi? Gurur vardır, haysiyet vardır, ego vardır, kin vardır, kendini kanıtlama çabası varıdır, vardır da vardır. Sen gol attın sanırsın gururunu paspas yaparak. Aslında o golünü çoktan atmıştır senin üstünde ayaklarının tozunu almaktadır. Üzülme ne kaybedersin ki? Biz alışkınızdır ayaklar altında çiğnenmeye, sakız gibi. Önemi yoktur olm. Sevdiğin ezer seni hep, aşk ezer aşk. "E abi aşk zaten acı çekmektir" kocaman bir nah sana. Hayat acı çekmektir, aşk sevdiğinle aşkınla acı çekerken bir elinde havlu atacakmış gibi görünüp bir diğeriyle el sallamaktır etrafa. Kısaca yaşlanmaktır. En büyük olan attırana kadar, havluyu.

Kanarsın, ağlarsın ve hıçkırırsın en sonunda da. Bir bakmışsın aslında aşk diye inlediğin hayatın olmuş. O zaman işte o zaman anlarsın. Ne havlu atabilirsin ne canına kıyabilirsin. Aslında kıyarsın kıymasına da, o çoktan sana kıymıştır, havlunu alıp ayağa kalkmak için gidersin. Hani "Top benim olm verin topumu beni oynatmayacaksanız" der gibi topunu da alıp gidersin. Ya bir gün top elinde patlar yada betonda unutursun soğana döner. O zaman anlarsın aslında topu değil onu alıp götürdüğünü. O da sanar "küstü". Farkında olmazsın hayatın sibobu çoktan kaçmıştır...

Yırtık çorap gibidir, uhulasan da izi vardır. Kırık vazo gibidir yapıştırsan da o hep eskisidir. Sigara gibidir kırılsada tamir edersin ama hiç bir zaman ilk günkü tadı vermez sana. Aslında budur seni bağılmı yapan. Hep ilk günkünü ararsın. Bir bakmışsın sen dünde o ise yarında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder